Yalnızca 17 günde Yabancı Dil Öğrenimi

0
383
Glasses on a book

Pek çoğumuz yabancı dil dendiğinde öğrenmenin zorluğundan bahseder konuyu abarttıkça gözümüzde iyice büyütür ve yabancı bir dili işkence çekmeden kısa bir sürede öğrenmenin imkansızmış gibi görünmesine neden oluruz. Oysa ki hiçte sanıldığı kadar zor değil. Nasıl mı? İşte bu noktada size İsveçli bilim adamlarının yaptığı hayvan deneylerinden değil birebir canlı bir insandan bahsedeceğim.

David Bailey adında bir CEO yalnızca 17 günde nasıl Fransızca( evet bir şehir efsanesi gibi öğrenmenin en zor olduğu dillerden biri diye yakınılır. ) öğrenmiş kendi yazdığı yazıdan biraz feyz almanın tam vakti.

  1. Madde: Dilini öğrenmek istediğiniz yerde bir süre yaşamak. David 17 gün kadar fransız bir arkadaşıyla birlikte Fransa’nın Beaujolais bölgesindeki küçük bir köyde yaşamış. Kendi arkadaşı dahil herkes onunla yerel dilinde konuşmayı reddedip Fransızca konuşmak zorunda bırakmışlar.
  2. Madde: Kendine bir çalışma rutini belirlemek. Mesela Fransızca da bolca bulunan düzenli ve düzensiz fiilleri her gün yazmak gibi. bu David’in 1,5-2 saatini almış günlük ama çok yararlı olmuş. çünkü beyniniz bir şeyleri kendi elinizle yazıp o şeyleri sürekli gördüğünde daha iyi hatırlama eğilimindedir.
  3. Madde: Yazarken dinlemek. Her gün bu çalıştığınız süre boyunca dersi birazda sıkıcılıktan kurtarmak için Fransızca dersleri Mp3 formatında indirip dinleyen David için bu aynı zamanda yalnız çalışma ortamında ona ortama bir sınıf havası katmasını sağlamış. Aynı zamanda ses kaydındaki öğrencilerin yaptığı hatalar sayesinde oda aynı hatalara düşmekten rahatlıkla kurtulmuş
  4. Madde: Müzik. Ruhun gıdası olduğu kadar zihninizin de gıdası olan müzik kendinizi o dilin fonetiğine alıştırmanız için harika bir yol. Bizim CEO’muzda sahil şeridinde her sabah yaptığı 45-60 dakikalık koşular boyunca Fransızca dinliyormuş. Kendi kendine şarkıları söylemeye çalışırken de oldukça eğlendiğini ve dilini alıştırdığını söylüyor.
  5. Madde: Basitleştirilmemiş Fransızca diyaloglara maruz kalmak. David ve arkadaşları her akşam yemeği beraber yerken herkes Fransızca olarak hiçbir şekilde yavaşlama yada basit kelimeler kullanmadan sohbet etmişler. David için bu ya öğren yada öl gibi bir durum olmuş.
  6. Madde: Basit dilde çocuk hikaye kitapları okumak. Charlie’nin Çikolata Fabrikası ile başlayan okuma dizisi sayesinde hem kitaptaki hikaye ile sıkılmaktan kurtulurken hemde olay akışı sayesinde sözlüğe ihtiyaç duymadan kelimeleri tahmin ederek öğrenebilirsiniz.
  7. Madde: Günlük olarak basit esseyler yazmak. Bu kendinizi tanıtan şeyler olabilir. Mesela çikolata severim, şu an yazı yazıyorum, İngiltere’de yaşıyorum gibi.
  8. Madde: Arayı doldurmak için kullanılan ve aslında çok bir anlam taşımayan kelimeleri öğrenmek. Türkçeden örneklemek gerekirse ‘Nasıl desem, şöyle ki, bunu düşünmek gerekirse gibi gibi’. Bu tarz kalıplar size bir sonraki cümlenizi düşünmeniz için zaman kazandırır ve konuşma içindeki öz güveninizi arttırır.

Bütün bu maddeleri tek tek yerine getiren David 17 günün ardından köyden çıkar ve Paris’e gider. Bir kafe de yerli bir kızla tanışır ve konuşmaya başlar. Kız bir süre konuşmanın ardından David’e ne kadar süredir Fransa da yaşadığını sorar ve aldığı cevaba inanamaz. David’in en az bir yıldır Fransa da yaşıyormuş gibi iyi bir Fransızca bildiğini söyler ve mutlu son.

Yani eğer ki aklınızda bir dili gerçekten öğrenmek varsa internetten o yerde yaşayan bir arkadaş edinin iki haftalığına misafir olun ve o dili rahatlıkla öğrenin işte bu kadar basit.

(12)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER